i̇şte olan – işte olanlar, işte olan'da
i̇nsan sevdiğine değer verir ve yazar. diğer türlü sen sadece "aa yazmıştı, yanıt vereyim" deki laf olursun.
i̇nsan değer verdiğine aniden döner...
ilkokul birinci sınıfta bir arkadaşım vardı. durumları pek iyi değildi. bunu anlamak için çocuğa bakmak yeterliydi. çocuk derslerinde başarılı değildi. çoğu şeyi yapamıyordu. bir de sınıfta durumu yerinde birisi vardı, dersleri de iyiydi. bu içten içe geçen silgiler vardı. hala var mı bilmiyorum. durumu olan çocuk bunu sınıfta kaybettiğini iddia etti. dersin tam ortasında bağırdı silgim yok diye. erkek hocamız doğrudan o çocuğun yanına baktı. ön arkaydı oturma pozisyonları. çocuk ben almadım dediyse de hoca dinlemedi. çocuğu suçlu ilan etti, bağırdı, çağırdı. arada şiddetli şekilde ellerini kafasını tuttu. durumu iyi olan çocuk ağlayarak " biz ona silgi veriyoruz vb" cümleler söyledi. hocamız daha çok sinirlendi. çocuğa tokat atmaya başladı. çocuk ağladı. belliki ilk değildi ona tokatlar atılması. çocuk dayanamadı ağlamaya başladı. hoca sağ sol tokat ata ata durdu. sonunda sonuç çıkmayınca bıraktı. aradan az süre geçti. olaylardan sonra kitapları kaldırınca varlıklı çocuk "kalemimi buldum" dedi. kitabın arasında çıktı dedi. üst üstte kitapları koyunca bulamamıştı. sonrasında kuru bir özür diledi. sonrası bunu anlatmak bana kaldı..